İçeriğe geç
  • Dolar 49,5552 ▲ %0,06
  • Euro 55,6633 ▼ %0,08
  • Sterlin 66,0836 ▲ %0,01
  • Gram Altın 6.629,44 ▼ %0,06
  • Çeyrek Altın 10.820,90 ▲ %0,16
  • Gümüş 91,56 ▲ %0,87
  • Bitcoin 4.087.032 ▲ %0,79
  • BIST 100 11.565,88 ▼ %1,33

Kültür-Sanat

Harlem Kültür Festivali'nin unutturulma süreci

Harlem Kültür Festivali'nin unutturulma süreci

1969'da Woodstock ile aynı dönemde gerçekleşen Harlem Kültür Festivali'nin neden unutulduğu ve Questlove'un belgeseli Summer of Soul üzerinden yapılan değerlendirmeler ele alındı.

1969 yılında düzenlenen ve yaklaşık 300 bin kişiyi ağırlayan Harlem Kültür Festivali'nin, aynı yıl gerçekleştirilen Woodstock Festivali'nin gölgesinde kalarak tarihsel hafızadan silinme süreci gündeme geldi. Woodstock'un aksine kent merkezindeki bir parkta gerçekleştirilen etkinlik, katılımcıların mahallelerinden ayrılmadan, çocukları ve günlük kıyafetleriyle katılım gösterdiği bir buluşma noktası oldu.

BirGün'de yayınlanan habere göre, Questlove'un yönetmenliğini üstlendiği Summer of Soul belgeseli, festivalin neden uzun süre unutulduğunu sorguluyor. Haberde, Woodstock'un sinema filmi olarak kurgulanıp efsaneleştirildiği, Harlem'deki etkinliğin ise televizyon kaydı olarak arşivlerde kaldığı belirtildi. Kayıtları gerçekleştiren Hal Tulchin'in, dönemin ilgisizliğine dikkat çektiği ve siyahi programların umursanmadığı yönündeki görüşlerine yer verildi. Ayrıca belgeselde, görüntülerin 50 yıl boyunca bodrum katında bekletildiği bilgisinin paylaşıldığı ancak gerçeğin daha karmaşık olduğu aktarıldı.

Festivalin müzikal yönüne değinilen analizde, Mahalia Jackson ve Mavis Staples gibi isimlerin kuşaklar arası geçişi simgelediği, Sly and the Family Stone'un çok kültürlü kadrosunun ise geleceğe dair bir mesaj verdiği ifade edildi. Haberde, Nina Simone'un sahneden 'Hazır mısınız?' diye sorduğu anlara ve 'Negro' kelimesinin yerini 'Black' ifadesine bırakma sürecine vurgu yapıldı. Polis güvenliği sağlamayınca Kara Panterlerin güvenlik sorumluluğunu üstlendiği de not edildi.

Belgeseldeki en çarpıcı bölümlerden birinin, insanlığın Ay'a ayak bastığı 20 Temmuz 1969 günü olduğu kaydedildi. Haberde, muhabirin mikrofon uzattığı Harlemlilerin, Ay'a yapılan yolculuğun kendileri için anlam ifade etmediğini ve o paraların kendi sokaklarında harcanması gerektiğini dile getirdikleri aktarıldı. Bu durumun, gösterişli projeler ile halkın günlük hayatındaki öncelikler arasındaki kopukluğa işaret ettiği belirtildi.

Yazı, tarihin gösterişli anları öne çıkardığını, Harlem'in yazısının ise yarım asır bekletildiğini vurgulayarak sonlanıyor. Haberde, benzer şekilde günümüzdeki büyük teknoloji veya askeri projelerin, halkın temel ihtiyaçlarının önüne geçtiği yönünde bir paralellik kuruldu. Gelecekte geriye yalnızca bu tür büyük projelerin değil, sıradan insanların hikayelerinin de kalması temennisi dile getirildi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…